İç Anadolu bölgesinde yer alan NEVŞEHİR 3467 km lik bir alanı kaplamaktadır.
Kızılırmak havzası üzerinde kurulmuş olan ilimiz Doğudan kayserinin Yeşilhisar,İncesu ve merkez Kuzey Doğudan Yozgat’ın Boğazlanan ve Şefali,Güneybatıdan Niğde,Aksaray Merkez,Orta Köy ilçesiİle çevrilidir. Şehrin Doğusunda Hodul Dağı ve uzantıları Kuzeyinde Delice Irmağı vadisi Güneyi ve Güneybatısında ise Ertaş Dağı ve uzantıları bulunmaktadır.
Nevşehir ilinin diğer bölgelerin Aksine denize kıyısı bulunmadığı halde yaz ve kış ziyaretçisinin kesilmiyor olması yörenin hem doğa hemde insan eli ile inşa edilmiş doğal ve tarihi değerlerin her çeşidini üzerinde toplayan fiziki çevrenin Dünyada eşi benzeri bulunmayan görüntüler veriyor olmasındadırAz veya çok olmakla birlikte yörede ilk insan yerleşiminden Cumhuriyete kadar bütün kültür varlıklarını görmekteyiz.
Orta Anadolu’daki Hasan Dağı,Gölüdağı ve Erciyes Jeolojik devirlerde aktif birer volkan yanardağ idi. Değişik zamanlarda bu volkanların patlaması sonucunda ortaya çıkan küller 100-150 metre kalınlığında kül tabakası meydana getirmiştir. Vadi yamaçlarından inen sel suları aşırı rüzgarlardan bu gün peri bacası diye adlandırdığımız yapıları meydana getirmiştir.
Nevşehir’in tarihi arkeolojik kazıların verdiği buluntular ışığında M.Ö.7000 yıllarına NEOLİTHİK döneme kadar inmektedir. Nevşehir'in HİTHİTLER dönemindeki adı NİYSSA dır. Derinkuyu’nun adı MELAGOPİA’dir.
Persler’in Anadolu’yu istilasından sonra yöreye güzel atlar ülkesi anlamına gelen KATPATUKA denilmiştir.Bölge özellikle Bizans döneminde yoğun bir yerleşmeye sahne olmuş,özellikle 6. Ve 12.Yüzyıllar arsında önce Persler daha sonra da Arapların akınları ile yörede yaşayan halk gizlenmek amacı ile günümüzde Yeraltı şehri diye anılan kaya sığınaklarını oymuşlardır. Yörede yaşayan halk herhangi bir tehlike anında oyulmuş olan bu sığınaklara girerek gizleniyorlar.Tehlike geçince çıkıyorlardı. Yeraltı Şehri olarak adlandırdığımız oyuntular yaşanılan mekan değil geçici sığınaklardır.